ÇocukYetişkin

Eyvah! Çocuğum Okula Başlıyor

Eylül ayının başlamasıyla birlikte hem çocukları hem de anne babaları tatlı bir telaş alır. Artık yaz tatili bitmiş ve okul zamanı gelmiştir. Okula başlanan ilk günler ise bazı çocuklar ve anne babaları için oldukça sıkıntılı geçebilir. “Okula başlamak” bazı çocuklar için başlangıçta her ne kadar “büyümek” anlamına geldiği için heyecan verici olsa da bir süre sonra “konforun son bulması, disiplinin giderek sıkıcı olmaya başlaması” anlamına gelir. Bazen de okul ve farklı insanlar çocuk için endişe verici olabilir. Fakat alınabilecek bazı önlemler, bu geçişin daha rahat yaşanmasını sağlar.

Okul öncesi dönem ve birinci sınıf süreci, çocuklarımızın en temel becerilerini kazandıkları oldukça önemli bir zaman dilimidir. Bununla beraber bu dönemde yaşayacakları travmatik denebilecek nitelikteki olaylar da, çocukların ruhsal durumlarını etkiler. Bu nedenle alınabilecek birkaç önlemle bu dönemi daha kolay geçirmek, hem çocukların sosyal uyum süreçlerine hem de gelecekteki okul başarılarına yardımcı olacaktır.

İşte bu konuda sizlere yardımcı olabilecek bir kaç öneri:

  • Çocuğunuzun okula gitmeye hazır olması kadar, buna sizin de hazır olmanız gerekir. Çocuk anne-babanın yaşadığı kaygı ve endişeyi hisseder ve sizden ayrılma kaygısı daha da artar. Bu nedenle sabırlı ve kararlı olun.
  • Bir hafta öncesinden çocuğunuzla, gideceği okulu ziyaret edin ve birlikte okulun her tarafını (tuvaletler, sınıflar, idari odalar gibi) gezin. Öğretmeniyle tanıştırın. Onun okulu tanımasına ve buraya ısınmasına fırsat verin.
  • Bir gece öncesinden eşyalarını ve kıyafetlerini hazırlayın. Okul sabahı telaşlanmamaya gayret edin.
  • Eğer çocuğunuz anaokulunu başlayacaksa, başladığı hafta, özellikle ilk birkaç gün, çocuğunuzu daha kısa sürelerle (yarım gün ya da birkaç saat) okulda bırakın. Bu, orada bırakılmayacağını ve gelinip alınacağını hissetmesini sağlayacaktır. Birinci sınıflar için de ilk bir hafta oryantasyon süreci olarak kabul edilir ve çocuklar daha kısa sürelerle okulda kalırlar.
  • Anaokuluna giderken yanında en sevdiği oyuncağı ya da size ait olan bir eşyayı okula getirmesi, kendini güvende hissetmesini sağlayacak ve onu rahatlatacaktır.
  • Okuldan ayrılmadan önce onun yanında ne kadar kalabileceğinizi söyleyin ve bu süre zarfında onunla birlikte zaman geçirin. Örneğin: “Beş dakika daha senin yanında kalacağım fakat daha sonra gitmem gerekiyor. İstersen bu arada seninle birlikte bir hikaye kitabı okuyalım” gibi.
  • Okuldan ayrıldıktan sonra nerede olacağınızı ve neler yapacağınızı anlatın. Akşam ise, gün içinde yapılan eğlenceli şeylerden bahsetmemeye çalışın. Bu, çocukta evin daha eğlenceli bir ortam olduğunu düşünmesine engel olacaktır.
  • Gitme vaktinizi uzatmayın çünkü bu, içinde bulunulan duruma daha fazla endişe katacaktır. Fakat ona “Hoşça kal” demeden gizlice yanından ayrılmayın. Bu, size olan güvenini zedeleyecek, ileride daha ciddi problemlerin yaşanmasına neden olacaktır.
  • Eğer gün içinde acil bir durum olursa ve söz verdiğiniz saatte gelemeyecekseniz, bunu okulu arayarak öğretmeniyle veya idareyle paylaşın. Öğretmeni, çocuğunuzu bu değişiklikten haberdar edecektir.
  • Siz okuldan ayrılırken çocuğunuz ağlayabilir çünkü sizin geri gelmeyeceğinizden endişe edebilir ve bu da çok normaldir. Neden gitmeniz gerektiğini açıklayıp söz verdiğiniz saatte de geldiğinizi fark eden çocuğunuz, zamanla bu duruma alışacaktır.
  • Okul hayatına başlamak çocuklar için yeni bir sorumluluktur. Bu duruma daha kolay adapte olması için evde ona küçük sorumluluklar verin. Evde sofra hazırlığında anneye yardım etmesi, yatağını kendi toplaması gibi.
  • Çocuğunuz okula uyum sağlamakta zorlanıyorsa ona “Sen artık büyüdün kocaman adam oldun” , “Bunda ağlayacak bir şey yok”, “Ne kadar ayıp bak herkes sana bakıyor” gibi ifadeler kullanmayın. Bu çocuğunuzun daha çok utanıp içine kapanmasına neden olur. Bunun yerine ona “Yeni bir okula başlamak seni korkutuyor olabilir çok haklısın; senin yaşındayken ben de ilk önce çok korkmuştum ama sonra alıştım ve çok eğlendim” demeniz, çocuğunuzu daha çok rahatlatacaktır.
  • Çocuğunuz okula başlamadan önce size bağımlı bir şekilde yetişmişse, okul ve ayrılma kaygısını daha yoğun yaşayacaktır. Fakat  buna rağmen sınıf içi etkinliklerde sınıfa girmemeye özen gösterin. Ona sınıfın dışında, bulunacağınız yeri göstererek, bir odada onu beklediğinizi ve istediği zaman öğretmeninden izin alarak onu görebileceğini belirtin. Bu uygulamayı, aradaki mesafeyi uzatarak bir süre daha devam ettirin. Zaman içinde artık okulda yapılan eğlenceli etkinliklere ve sizin söz verdiğiniz saatte geleceğinize inanacaktır.
  • Okuldan sonra ona öğretmeninin ve arkadaşlarının isimlerini sorarak, gün içinde neler yaptığını anlatmasını isteyerek yaptıkları güzel şeyleri hatırlamasına ve okula uyum sağlamasında yardımcı olun.
  • Okulun kuralları ve belli bir oranda da disiplini vardır. Çocuğunuz disiplin anlamında çok daha rahat bir ortamda yetiştiyse, bu düzen içinde olmak istemeyebilir. Bu durumda idareyle işbirliği içinde olmak, okula ait kuralların önemli olduğu ve istendiği gibi delinemeyeceği konusunda çocuğa karşı hemfikir olmak önemlidir.

Ayrılık kaygısını yenmek zaman alır. Bu sürecin en önemli kısmı, anne-babanın   da bu ayrılığa hazır olmasıdır. Okula, öğretmene güvenip, bu gerekliliğe inanmak ilk adım olacaktır. Devamlı olarak aynı, tutarlı tecrübeyi yaşayan çocuğunuz da bu duruma uyum sağlayacaktır. Bu konuda acele etmeyin, sabırlı ve kararlı olun.

Uzm. Pedagog Zeynep TEMİZER ATALAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir